‘Kaplumbağalı Adam’ın öyküsü

Seray Şahinler – Osman Hamdi Bey’in 1907 tarihli ikinci “Kaplumbağa Terbiyecisi”, İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin kalıcı sergisi “Türk Resmini İzlemek”te sergilenmeye başladı. 

“Kaplumbağa Terbiyecisi”, Türk resim tarihinin en kült tablolarından biri. Hikâyesi de tablo kadar ilgi çekici. 1906’da tamamlanan ilk eser, aynı yıl 1 Mayıs’ta Paris’te sanatseverlerle buluşuyor. Osman Hamdi Bey, resmin yapılışından 37 yıl önce Bağdat’tayken babasına yazdığı bir mektupta Tour de Monde dergisinin eline geçen sayısını zevkle okuduğunu söylüyor. Bu sayıda Aimé Humbert adlı İsviçreli diplomatın Japonya’da gördüklerini anlattığı makalesinde ise genelde Koreli olduğu belirtilen kaplumbağa terbiyecilerinden söz ediliyor. Terbiyecilerin küçük bir davulla çaldıkları ritm eşliğinde kaplumbağalara sıra hâlinde yürümeyi, alçak bir masanın üstünde üst üste dizilmeyi öğrettiklerini anlatan metne, bu etkinliği betimleyen bir gravür de eşlik ediyordu. Söz konusu makale ve gravürün Osman Hamdi Bey’in hafızasında iz bıraktığı ve tabloya ilham verdiği düşünülüyor.

Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” için ilham aldığı düşünülen gravür. 

Değeri açıklanmadı

Sanatçı, “Kaplumbağalı Adam” adını verdiği, ilk resme göre daha küçük boyutlu eseri ilk eserin sergilenişinden kısa bir süre sonra yapıyor. Bu tekrarın özel bir nedeninin olup olmadığı bilinmese de sanat tarihinde tekrar tabloların birçok örneği var. İlk versiyonu geliştiren, desen ekleyen sanatçı kaplumbağa sayısını beşten altıya çıkarıyor. Bursa Yeşil Cami’nin bir odası olduğu anlaşılan mekândaki “Kalplerin şifası, sevgiliyle (Hz. Muhammed) kavuşmaktır” anlamındaki “Şifa’al-kulûb lika’al Mahbub” hattının yanında yine bu tabloya özgün “Muhammed” yazılı bir levha yer alıyor. Yerde, kaplumbağaların ön tarafında yine ilk tabloda olmayan beyaz üzerine yeşil akıtmalı Çanakkale testi göze çarpıyor. Fakat Osman Hamdi Bey’in esere bu tür eklemeleri neden yaptığına dair sanat tarihine düşülmüş bir not yok. Sanatçının dünürü Mahmud Münir Paşa’ya Fransızca “muhabbetle yadigar” atfı yine tabloda göze çarpan detaylardan biri.

Bu buluşma aslında ilk değil. “Kaplumbağalı Adam”, 2009’da Sabancı Müzesi’nde düzenlenen “Batıya Yolculuk-Türk Resminin 70 Yıllık Serüveni isimli sergide ilk kez halka sunuldu. Daha önce İstanbullu Levanten bir aileye ait olduğu bilinen bu tablo 1986’da Erol Simavi tarafından 100 bin dolara satın alındı. Belma Simavi koleksiyonunda yer alan eser artık Beyoğlu’nun ikinci “Kaplumbağa Terbiyecisi” olarak izleyicileri selamlıyor. (Eserin maddi değeri açıklanmadı. ) Tablonun 1906’daki ilk versiyonu, 2004’te düzenlenen müzayedede Türkiye’de bir esere verilen en yüksek fiyat olan beş milyon TL’ye Pera Müzesi’ne satılmıştı. 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir